Kelebekler
midesindeki kelebekler birer birer intihara teşebbüs etti.. birer birer de başarılı oldular sonra.. cenazelerine katıldı hepsinin, cenaze müziklerini bizzat seçti hatta.. cafcaflıydı her şey.. olması gerekenden çok fazla.. sonra kelebek olmayı istedi birden.. tüm kapılar suratına kapanıyordu nedense.. hiddetle hem de, küfürlerle.. varlığını görmezden gelircesine kapanan kapılara aldırmadan önlerinde bekleyip uzun süre onlara bakıyor, oymalarını inceliyor, tokmaklarıyla oynuyor, sonra da arkasına bakarak uzaklaşıyordu olay yerlerinden.. sakince, yıkık dökük, hantallaşarak git gide.. en son ne zaman mutlu olmuştu? hatırlayamıyordu.. gerçi, çok da mühim değildi zaten bu sorunun cevabı.. aklı birer birer kapanan kapılardayken, hiç bi şey mühim değildi aslında.. hiç kimsesi kalmıyordu sanki.. son zamanlar gelirdi aklına ara ara.. kimlerin gittiği, kimlerle kaldığı.. ama daha sık düşünüyordu artık.. neredeyse hiç kimse.. neyse.. alışmıştı ama; hem de öylesine alışmıştı ki, değişmiyordu...