Neydi Aşk?

susmak mıydı aşk,
yoksa kusmak mı içindekileri avazın çıktığı kadar?
beklemek miydi bi köşebaşında çaresiz, sana gelmesini,
yoksa koşmak mı her şeyi bırakıp sadece O'na?
O muydu ki aşk?
yoksa biz miydik aşkı O yapan?
gözyaşı mıydı aşk O'nsuz gecelerde damlayan,
yoksa kahkahalar mıydı O'nunla beraber atılan?
çalan bi şarkıda O'nu hatırlamak mıydı farkında olmadan,
yoksa O'nu hatırlamak için şarkılar çalmak mı sıradan?
olamaz mıydı yahu bu aşk sebepsiz yere,
yoksa biz miydik onu bağlayan basit sebeplere?
mutlu olmak mıydı ki aşk,
yoksa "mutlu muyum?" diye sorgulamamak mı?
mutluluk neydi peki?
aşk mıydı mutluluğu getiren,
yoksa mutluluk mu aşka götüren?
hem, mutlu etmek için mi severdi ki insan,
yoksa içten bi pazarlık mı başlamıştı çoktan?
pazarlık demişken..
var mıydı gerçekten satılık aşklar, ne kadar pahalıydılar?
yoksa çıkar mıydı onlara inat meteliksiz aşıklar?

...

tüm soruların cevaplarını bilmekti aşk.. ve bilememek..
ve sebepsiz yere de sevebilmekti..
ana gibiydi aşk, ama en çok da anasızlıktı belki..
bi çift düğümü bağlayınca canlanacak sandıklarında, öldü aşk..
belki de terk etti bizi..
ama aşk durmakta hala en derininde sinelerin..
ayna önlerinde pahalı boyalarla boyanan dudaklara inat,
aşk, alımı kolay kokulardan ibaret..
aşk dönence o "deniz mavisi" merkezin yörüngesinde..
aşk inanmak.. ve sadece inanmak aşk..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Filizm

Salıncaklar

Bir Yaşam İki Hayat