Alışman Lazım
bazen olmuyor arkadaş.. düşünüp durma öyle.. hani bazen her şey yolunda gidiyor, her şey denk geliyor, her şey tıkırında işliyor, her şey olacağına varıyor ve oluyor ya.. bazen de nasıl oluyorsa, öyle olmuyor işte.. olmuyor.. mızmızlanmamak gerek ama, karamsarlığa düşmemek gerek.. pes etmek değil bu.. ne olduğunu ben de bilmiyorum aslında.. ama belki alışman gerek.. “olmuyor işte..” deyip susman gerek..
ama bu olmayışlar bazen değil de genele yayılmışsa.. yani nadiren denk gelip de genelde olmuyorsa.. o zaman kötü işte.. bakman gereken gözlere başkaları bakıyorsa, dudaklarından dökülecek sözler dudaklarından dökülüyorsa başkalarının, söylemen gereken şarkıları başkaları söylüyorsa güle oynaya.. işte o zaman kötü.. yutkunmaların sessizliğe bürünür o zaman.. alfabendeki sesli harflerin sesleri kısılır.. şarkıları bile sessiz dinler, sessiz söylersin.. yakarsın sigaranı, karanlık odanı sönük bi kırmızı ışık aydınlatır saniye aralıklarla.. duvarların dışını dinlersin içeriyi bırakıp.. rüzgarın ne söylemeye çalıştığını düşünür, aptalca anlamlar yüklersin kulağına gelen her sese.. alışman lazım..
kuytu köşelere yalnız kaçamaz hiç kimse kendisi yanındayken.. o da kaçamayacak, korkma.. aynaya her baktığında gördüğü yansıma, gerçekliğinin yalnızlığı olacak.. açık seçik görecek yalnızlığı ve yalnızlığı aklından çıkarıp atanları.. bi tek sen değilsin, merak etme.. onun filmleri de sessiz olacak.. çünkü duymak ona da haram artık..
sıcaklığını unutmuş mudur dersin? elleri ellerine uzak olduğu kadar, kalbi de uzak mıdır kalbine? dokunmak yasak, eller somurtkan.. ama sevememek yakıyor değil mi? sevişememek koyuyor.. kulaklarına sevgi dolu sözler fısıldamayalı ne kadar oldu? duymak günahların en büyüğü o sesi.. alışman lazım..
zor olan hangisi sence? gitmek mi.. yoksa kalmak mı? kaldığı halde çoktan gitmiş olmak ihtimali yok mudur? tam tersi ya da her şeyiyle terk etmişken aslında hiçbir şeyini götürememiş olmak.. hiç sevmediğin bi şehirde çok sevdiğin şarkılar bırakırsan, yıldızlar da haram sana en zifiri karanlıkta.. gökyüzün esir.. denizlerin tutsak..
geçmişini ne çabuk silip attın sen? hangi gelecekten bahsediyorsun çocuk? okey taşları al eline.. sırayla diz onları.. ve iki taraftan da baştaki taşları devir.. ne gördün? böyle işte hayat da.. ortada dimdik ayakta kalan taş var ya.. geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp, her ikisinden de destek alarak yıkılmadan ayakta kalabilen.. o olmalısın sen de.. alışman lazım..
bırakmadın arkanda hiçbir şey.. ayrı şehirlerdeki aynı güneşi bile farklı bildin.. yıldızlar sadece ilk buluştuğunuz yerde güzel sanki.. ne düşündüğün umurumda bile değil.. hak ettin sen bu laneti.. başka bi şehirde, ondan ayrı, yarım kalmayı sonuna kadar hak ettin sen.. alışman lazım..
ama bu olmayışlar bazen değil de genele yayılmışsa.. yani nadiren denk gelip de genelde olmuyorsa.. o zaman kötü işte.. bakman gereken gözlere başkaları bakıyorsa, dudaklarından dökülecek sözler dudaklarından dökülüyorsa başkalarının, söylemen gereken şarkıları başkaları söylüyorsa güle oynaya.. işte o zaman kötü.. yutkunmaların sessizliğe bürünür o zaman.. alfabendeki sesli harflerin sesleri kısılır.. şarkıları bile sessiz dinler, sessiz söylersin.. yakarsın sigaranı, karanlık odanı sönük bi kırmızı ışık aydınlatır saniye aralıklarla.. duvarların dışını dinlersin içeriyi bırakıp.. rüzgarın ne söylemeye çalıştığını düşünür, aptalca anlamlar yüklersin kulağına gelen her sese.. alışman lazım..
kuytu köşelere yalnız kaçamaz hiç kimse kendisi yanındayken.. o da kaçamayacak, korkma.. aynaya her baktığında gördüğü yansıma, gerçekliğinin yalnızlığı olacak.. açık seçik görecek yalnızlığı ve yalnızlığı aklından çıkarıp atanları.. bi tek sen değilsin, merak etme.. onun filmleri de sessiz olacak.. çünkü duymak ona da haram artık..
sıcaklığını unutmuş mudur dersin? elleri ellerine uzak olduğu kadar, kalbi de uzak mıdır kalbine? dokunmak yasak, eller somurtkan.. ama sevememek yakıyor değil mi? sevişememek koyuyor.. kulaklarına sevgi dolu sözler fısıldamayalı ne kadar oldu? duymak günahların en büyüğü o sesi.. alışman lazım..
zor olan hangisi sence? gitmek mi.. yoksa kalmak mı? kaldığı halde çoktan gitmiş olmak ihtimali yok mudur? tam tersi ya da her şeyiyle terk etmişken aslında hiçbir şeyini götürememiş olmak.. hiç sevmediğin bi şehirde çok sevdiğin şarkılar bırakırsan, yıldızlar da haram sana en zifiri karanlıkta.. gökyüzün esir.. denizlerin tutsak..
geçmişini ne çabuk silip attın sen? hangi gelecekten bahsediyorsun çocuk? okey taşları al eline.. sırayla diz onları.. ve iki taraftan da baştaki taşları devir.. ne gördün? böyle işte hayat da.. ortada dimdik ayakta kalan taş var ya.. geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp, her ikisinden de destek alarak yıkılmadan ayakta kalabilen.. o olmalısın sen de.. alışman lazım..
bırakmadın arkanda hiçbir şey.. ayrı şehirlerdeki aynı güneşi bile farklı bildin.. yıldızlar sadece ilk buluştuğunuz yerde güzel sanki.. ne düşündüğün umurumda bile değil.. hak ettin sen bu laneti.. başka bi şehirde, ondan ayrı, yarım kalmayı sonuna kadar hak ettin sen.. alışman lazım..

Yorumlar
Yorum Gönder