Pas
ahlak denen şey, aslında hiç olmadı bayım..
yaptığınız en büyük ahlaksızlıktı ama,
birilerinden bir şeyler beklemek,
bir şeyleri, bir şeyler uğruna yaptığınızı göstermemek..
bir şey demişken..
bir şey söyleyeyim mi?
kandırdılar sizi,
anlatılan efsaneler de uydurmaydı üstelik,
kara kediler, uğursuz baykuşlar ve çantadaki keklik..
hiçbir şey göründüğü kadar basit değildi,
lütfen, inanmayın artık..
...
tırnaklarımı kestim banyodan sonra,
kalem tutamaz oldular,
lakin kafamdaki fillere ne oluyor anlamıyorum,
sanırım çok sıkıldılar..
biraz önce son sigaramı yaktım,
kül tablasında unutmak değildi aslında amacım..
dumanı sabah güneşimi perdeleyecek,
eşine az rastlanır bir gösteri sunacaktı bana..
olsun, külleri de apayrı sanat aslında ya..
...
gökkuşağı, yavru ışıkların oynadığı bir oyundan ibaretmiş,
duydunuz mu?
ben çok inanamadım..
mavinin üzerinde oyun oynamaya cesaret edemez hiçbir renk..
bu arada,
sizin gözleriniz, karanlıktan daha aydınlık bir maviydi değil mi?
her neyse, burayı geçmeliyim..
gözlerimi yakıyor odadaki duman,
nefes alınmıyor burada..
kaçıp gideyim dedim dün,
geri çevirdi içimdekiler..
dünya gibi değilmiş bu şehir,
fazla gidersem düşebilirmişim bir kenarından..
"ne dediğiniz umurumda bile değil, başım dönüyor.."
diyemedim..
vazgeçtim,
ben de oturup reçete okudum onun yerine..
biliyorum, siz de çok iyi biliyorsunuz ama..
bir şey söyleyeyim mi?
sanırım sizi kandırdılar,
altın suyuna batırılmış diye aldığınız o saatler var ya hani,
ve paslanmaz diye satılan değerli kolyeler,
bir gün paslanacak..
her şey gibi..
bir gün her şey paslanır..
yaptığınız en büyük ahlaksızlıktı ama,
birilerinden bir şeyler beklemek,
bir şeyleri, bir şeyler uğruna yaptığınızı göstermemek..
bir şey demişken..
bir şey söyleyeyim mi?
kandırdılar sizi,
anlatılan efsaneler de uydurmaydı üstelik,
kara kediler, uğursuz baykuşlar ve çantadaki keklik..
hiçbir şey göründüğü kadar basit değildi,
lütfen, inanmayın artık..
...
tırnaklarımı kestim banyodan sonra,
kalem tutamaz oldular,
lakin kafamdaki fillere ne oluyor anlamıyorum,
sanırım çok sıkıldılar..
biraz önce son sigaramı yaktım,
kül tablasında unutmak değildi aslında amacım..
dumanı sabah güneşimi perdeleyecek,
eşine az rastlanır bir gösteri sunacaktı bana..
olsun, külleri de apayrı sanat aslında ya..
...
gökkuşağı, yavru ışıkların oynadığı bir oyundan ibaretmiş,
duydunuz mu?
ben çok inanamadım..
mavinin üzerinde oyun oynamaya cesaret edemez hiçbir renk..
bu arada,
sizin gözleriniz, karanlıktan daha aydınlık bir maviydi değil mi?
her neyse, burayı geçmeliyim..
gözlerimi yakıyor odadaki duman,
nefes alınmıyor burada..
kaçıp gideyim dedim dün,
geri çevirdi içimdekiler..
dünya gibi değilmiş bu şehir,
fazla gidersem düşebilirmişim bir kenarından..
"ne dediğiniz umurumda bile değil, başım dönüyor.."
diyemedim..
vazgeçtim,
ben de oturup reçete okudum onun yerine..
biliyorum, siz de çok iyi biliyorsunuz ama..
bir şey söyleyeyim mi?
sanırım sizi kandırdılar,
altın suyuna batırılmış diye aldığınız o saatler var ya hani,
ve paslanmaz diye satılan değerli kolyeler,
bir gün paslanacak..
her şey gibi..
bir gün her şey paslanır..

Yorumlar
Yorum Gönder