Şarkılar

şarkılar mı insanlara benziyo, yoksa insanlar mı şarkılara.. çözemiyorum bazen..

kimisi keşfedilmeyi bekliyo bi köşede.. ismi hiç duyulmamış, ünsüzlükten geberecek.. kimisinde haksız bi popülarite..

kimisi hep başkalarını anlatıyo, her kelimesinde göndermeler var birilerine, bir şeylere; kimisi kendinden başkasından bahsetmekten nefret ediyo.. “hep ben..” diyo, “ben söyleyeyim, beni dinleyin..”..

kimisini anlamasan da dinliyosun, sırf sevdiğin için sesini ya da kelimelerin ağızdan dökülüşünü; kimisini dinlemesen de anlayabiliyosun bazen, lisan-ı halinin ele vermesinden..

kimisi katlanılmaz oluyo, yanlışlıkla duymaya bile tahammülün olmayabiliyo bazen; kimisini kendin katlanılmaz kılıyosun, art arda dinleyerek fark etmeden..

kimisini merak edip araştırıyosun.. “nedir, necidir, kimdir, neyin nesidir acaba..” diye; ama kimisi en yakınında dururken bile umurunda olmuyo, dönüp yüzüne bile bakmıyosun bir kere..

kimisinde kendinden çok fazla şeyler bulabiliyosun; “benim için..” diyosun, “tıpkı ben..”.. kimisi zaman kaybı olarak kayıtlara geçiyo, bekleneni veremiyo bazen..

sonra sıkılıyosun elindekilerden, yenilerini keşfetmeye başlıyosun.. onlara alışmaya, onları sevmeye, onlarsız olamamaya ve sonra onlardan nefret etmeye.. başa sarıyo yine yolculuk.. yeni keşifler.. yeni nefretler..

insanın her zaman sevdiği, bazen çok uzun süre dinlemediği, özlediği; sonra birden bi gün bi şekilde duyduğu parçalar çıkıyo tüm hepsinden sıyrılıp.. onlar da sanırım klasikler oluyo..

dinlemem gereken klasikler var şu ara.. çok özlediğim..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Filizm

Salıncaklar

Bir Yaşam İki Hayat